ALİ’NİN VE HORASAN’IN DÜŞMANLARI -1

ALİ’NİN VE HORASAN’IN DÜŞMANLARI -1
ZEYNEL COŞAR yazdı...ALİ’NİN VE HORASAN’IN DÜŞMANLARI -1Biri İsmail Beşikçi, diğeri Faik BulutFaik Bulut önce tüm bölücü ve ihanetçilerin kılavuzu tipik bir proje çalışması olan “Ali’siz Alevilik” kitabını yazdı. Hz. Ali düşmanlığından içi ferahlamayan Faik Bulut, şimdi de çok büyük iddialarla akla mantığa sığmayan, hiçbir tarihi gerçekle ilgisi olmayan “Horasan’dan Nasıl Geldik- Alevilerin Yok Hikâyesi” kitabını yazarak Alevilere yönelik kötü niyetli büyük operasyona devam ediyor. F. Bulut’tan başka kararlı bir Kürtçü bölücüsü terör çetesine akıllar veren İsmail Beşikçi de bu saldırıda geri durmayarak “Aleviliğin Horasanla, Türklerle, İslam’la, Hz. Muhammed ve Hz. Ali ile bir ilgilerinin olmadığını” yazarak “Reya Hekiye dindedirler” diyerek yeni bir uydurmayla sahnede yerini alıyor. Bu ikili kültürel ve siyasi alanda Alevi kitlelerinin tarihine ve inancına karşı bıkmadan usanmadan tırpan sallıyorlar.Faik Bulut, Alevi düşmanlığının yanında ayrıca ateşli bir Türk Devrimi düşmanlığını da hiç eksik etmiyor. Sevr sevicisi, Lozan ve Atatürk düşmanlığında da geri durmuyor. Kendince adı geçen bu kitapla “Çok büyük bir siyasi, tarihi hamle yaptığını” yazarak bilinçli bir şekilde Alevi Oğuz Türklerin bin yıllık serüveninin yanında Türklerin ve Kürtlerin birlikte son 150 yıllık aydınlanma ve emperyalizme karşı mücadelesi mirasına da saldırıyor. F. Bulut “çok, çok büyük hamlesini” yaparken kitabının her sayfasında, padişahlık düzenine karşı mücadele eden ve ezilen milletlere önderlik yapan Jön Türk Hareketi, İttihat Terakki ile Kemalist Devrim’e saldırıyor. Türk Milleti’nin devrimci atılımlarına ve “Horasan’dan Geldik” diyenlere saldırırken en güçlü destekçisi, yani yol arkadaşları Prens Sebahattinler, İskilipli Atıflar, 31 Martçılar, Mustafa Sabriler, Necip Fazıl Kısakürekler, Nuri Dersimiler, Şeyh Saitler, Koçgiri ihanetçileri gibi gerici ve bölücü kişilere yaslanıyor. O da yetmedi tezlerini güncelleştirmek için tüm İkinci Cumhuriyetçilere, Ayşe Hür, Halil Berktay gibi Atatürk düşmanları, tüm şeriatçı, Neoliberal ve Kürt bölücüsü yazar ve çizerlere kitabı boyunca kucak açıyor.“ Horasan’dan Nasıl Geldik” kitabı aslında “Alisiz Alevilik”in bir başka versiyonudur. Alevilere karşı saldırının ikinci cildidir. Bin yıllık serüvenimiz olan ve Baba Mansur’dan Sarı Saltık’tan, Dede Garkın’dan, Baba İlyas’tan, Hacı Bektaş Veli’den, Aşıkpaşa’dan, Abdal Musa’dan, Kızıldeli Ali Sultan’dan beri atalarımızın, pirlerimizin, eli kalem tutan herkesin yazdığı o “Bizler Horasan’dan Anadolu’ya geldik,” özdeyişi ile ifade edilen tarihi kimliğimize, müthiş bir kinle saldırıyor. “Horasan’dan gelmişiz” deyince F. Bulut’un tepesi atıyor. Bu mantığa göre, “ Kim ne bilür bizi nice soydanuz/ Biz Horasan mülkündeki baydanız/Horasan’dan Rum’a zuhur eyleyen/ Pirim Hacı Bektaş Veli değil mi/ Doksan altı bin Horasan Pirleri/ Elli yedi bin Rum Erenleri” diyen büyük Alevi piri Abdal Musa da Faik Bulut’a göre Turancı, Türk Milliyetçisi, İttihat Terakkici, Kemalist bir adam olmuyor mu?Kitabın tüm sayfalarında Alevilerin tarih bilincine düşmanlık yapmaktadır. “Osmanlı Devletinin kurucu harcı Horasandan gelen Erenler ve Türkmen boylarıymış. Yeri geldikçe bu görüşün kusur ve çarpıklığına değineceğiz”(s.38) diyor. Faik Bulut’un bu saçmalığını Bursa’nın alınışına Osmanlı padişahı Orhan Bey’le birlikte Geyikli Baba ile katılan Pirimiz Abdal Musa 800 sene önce “Aslımızı sorarsan Horasan’dan geldik” diyerek çürütmüyor mu? Çürütüyor çürütmesine ama gözünü karatan F. Bulut’un bunu görmesi mümkün değil.Ayrıca F. Bulut, Türk devrimine ve aydınlanmasına da kin kusmaktadır. “…Kimine göre bu denklemi kuranlar İttihatçılar olmakla birlikte esas olarak Kemalist yönetimin kurucu kadroları ve düşünürleriydi. (Ziya Gökalp, Ömer Seyfettin, Halide Adıvar, Yusuf Akçura vb.)… Horasan söylemi, önce Turancılık sonra Türkçülük söylemiyle birlikte ortaya çıkmıştır. Çünkü bu tezlerin ana çerçevesi, Orta Asya’da ki eski Türklerin varlığına ve Anadolu’ya gelişlerine dayanıyordu” diyor. Bu bölücülerin tüm dertleri “… Aman ha sizler sakın ola ki Horasan adından bahsetmeyin. Bir kere “Horasan “derseniz külliyen kafir, asimile olur, yok olur gidersiniz” demeye getiriyorlar.Faik Bulut, Mehmet Bayrak ve İsmet Yüce adlı kişilerden birçok çarpıcı alıntılarla yola devam ediyor. “… Mehmet Bayrak: Horasan, kimlik karartmada kullanılan bir pilot bölgedir. İşin püf noktası buradadır. Sonra bakıyorsun bir dede “Horasan’dan Almanya’ya” diye hayatını kaleme almaya başlamış… Horasan üzerinden araştırma yaparken genç bir arkadaşın çalışmasına rastladım. “Horasan’dan Göksu’na Hormek Aşireti” diye yazmış… Sen kaç kuşak öncesine kadar biliyorsun ki, Horasan’dan geldiğini iddia edebiliyorsun?”(F.Bulut, age, s.40)Bulut, Kürtçülerden İsmet Yüce’den bir alıntı yaparak devam ediyor. “…Alevi Kürt asimilasyonunda Horasan bir tuzak gibi kullanıldı. ( Türk egemen güçleri) yok edemediği Alevi Kürtlüğünü bu Horasan asimile tuzağıyla tarihe gömmek istedi. Türkleştirme ve özünden koparmada Horasan adı kullanılmış” (F.Bulut,age,s.46)Faik Bulut akla ziyan bir dürtüyle Türklerden öyle uzak kaçıyor ki şaşırtıcı bir şeydir. Örneğin kendi mensubu olan aşiretinin adı Gelturan’mış. Gel kelimesi demek Kürtçede halk, topluluk, kavim demekmiş. Gelturan’da Turan Kavimi anlamına geliyor. Faik Bulut bir aşiret büyüğünde bunu işitince buna çok kızıyor. Yaşadığı bir sürprizi şöyle yazıyor. “…Turan algısının Türkleştirme gayesiyle nasıl istismar edildiğine dair bir anımı aktarmalıyım… 1990’ların başıydı. Mensubu bulunduğumuz Kürt (Gelturi/Gelturan) aşiretinin yoğun yaşadığı Iğdır ili Hoşhaber beldesinde bir akrabamızı ziyarete gitmiştim. Doksan yaşını geçmişti ve ölüm döşeğindeydi. Hoşbeş ve acil şifalar dileme faslından sonra, kendisine sordum: ”Amca bize niçin Gelturan aşireti demişler?” Yaşlı akrabası: “Çünkü biz Turan elinden gelmişiz.” Cevabı aynen böyleydi. Malum, Kürtçe gel( halk, topluluk, kavim” anlamına geliyor. Turan diyarı da devletin bilinçaltımıza aşıladığı Türkçü bir kavram, bir algı! İsmi geçen akrabamız… Türk Tarih Tezi kapsamında araştırma yapanları tanıyor, kendileri ile sohbet ediyor olmalıydı. Bu nedenle aslımızı faslımızı götürüp Turan’a bağlıyordu. Görüldüğü gibi, çok çok masum bir aşiret ismi üzerinden bile Turancılık, Türkçülük yapılma suretiyle Kürt halkı asimile edilmektedir.”( F. Bulut . age s.62,63) Faik Bulut ve İsmail Beşikçi’nin saçmalıklarına karşı, tarihi gerçekleri ortaya koyarak yazmaya devam edeceğiz.
Videolar için YouTube kanalımıza abone olmayı unutmayın!
Yorum Yazın
E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişdir.